Cins Dergi 130.Sayı Temmuz 2026

OKUNAN SALALAR HÜRMETİNE

10 yıl oldu. İnsan ömrüyle az bir zaman değil. Tarih açısından bakınca henüz gerçekleşti. Bu 15 Temmuz, 10. Yılı 15 Temmuz’un. O meşum gecenin aydınlığa dönüşmesinin ardından siyasal açıdan hiç şüphesiz Türkiye’de olağanüstü olumlu gelişmeler yaşandı. Bunu netlikle söylemeliyiz. Her şeye rağmen, her halükârda dünden iyiyiz bugün. Yarın, bugünden iyi olacak.

İşin siyasal okuması elbette başka yerde ve bağlamda yapılacaktır. Biz, her şeyde ve yerde olduğu gibi hikâyeye değil aslına bakıyoruz. Cins Dergi’nin cesamet kazanma sebeplerinden en önemlisiydi ve burada çokça da konuştuk: Ölümle sıtma arasında zorlandığımız tercih, Türk modernleşmesinin yatağını oluşturdu. İki yüz yıldır -mış gibi yapıp duruyoruz. Ölüm tehlikesi yaşadık ve ölmeyecek kadar hınzırın etini dişlemeyi kabul ettik. Aradan geçen kısa sürede ve özellikle yeni devletin erken dönem kadroları bu kirli zarureti lezzetli bir ziyafet zannetti. Son yüz yılımız, bu ahmaklığın gölge ettiği nesillerin yorgunluğu ile geçti.

Modernleşmeyi Batılılaşma; Batılılaşmayı kiliseden uzaklaşmak; kiliseyi de caminin buradaki söyleyişi zannederek hem kendi nesillerine hem de tarihine ihanet etti birileri. Aklın eşlik ettiği bir ihanet bile değildi bu. Altınlarını verdi ve karşılığında naylon bile almadı. Devletimiz yüz yaşındaysa niye yüz yıllık bir sanayi şirketimiz yok?

 

Buralar biliniyor zaten. O kadar biliniyor ki artık bilginin konusu bile değil, sadece inancın konusu. Sonuçları net bir şekilde ortadayken 60 İhtilali’nin Türkiye’ye fayda getirdiğini söylemek ahmaklıkla izah edilemez çünkü. Başka niyetlerin izharıdır bu. Konumuz o yüzden burası değil. Asgari zekâ sahibi herkesin yapacağı kısa bir yakın tarih okuması, olan biten her şeyi ortaya koyacaktır.

O yüzden konumuz burası değil. Konumuz, 15 Temmuz bile değil. 15 Temmuz gecesi minarelerden yükselen ve tüm Türkiye’yi kaplayan o muazzam ses ve satırlar.

Göğünde jet uçaklarının, yerinde tankların, sokaklarda eli silahlı katillerin dolaştığı, bir uçurumun eşiğinden aşağı düşme tehlikesi yaşayan ülkenin her sathını kaplayan sala sesleri konumuz. Ve o seslerin, iki yüz yıldır -mış gibi yapanların ve onların çocuklarının asla anlayamayacağı bir rasyonellikte Türkiye’yi uçurumun eşiğinden kurtardığı gerçeğidir.

Büyüklerinin duasını almış bir millet olarak sadece 15 Temmuz gecesi değil, dara düştüğümüz her an bizi ferahlatan ve kurtaran çağrı tam olarak buydu:

Allah’ın salâtı ve selâmı senin üzerine olsun ey Allah’ın Resulü.
Allah’ın salâtı ve selâmı senin üzerine olsun ey Allah’ın sevgilisi.
Allah’ın salâtı ve selâmı senin üzerine olsun ey öncekilerin ve sonrakilerin efendisi.

Buhârî-i Şerîf hatimleri ile açılan Birinci Meclis’in bilgisi, -mış gibi yapanlar tarafından tarih defterinden silindi, evet. O yüzden bilmiyoruz. Ama en azından bunu unutmayalım. Her dara düştüğümüzde fert olarak da millet olarak da bizi o dardan kurtaracak olan yegâne sığınak Hz. Peygamber’i anmak ve övmektir. Üstelik mistik bir şeyden de söz etmiyoruz burada. Fizik kadar, matematik kadar gerçek bir şey bu.

Unutmayalım ve söyleyelim:

Allah’ın salâtı ve selâmı senin üzerine olsun ey Allah’ın Resulü.

Bu ürünün fiyat bilgisi, resim, ürün açıklamalarında ve diğer konularda yetersiz gördüğünüz noktaları öneri formunu kullanarak tarafımıza iletebilirsiniz.
Görüş ve önerileriniz için teşekkür ederiz.
Cins Dergi 130.Sayı Temmuz 2026 Cins Dergi 130.Sayı Temmuz 2026 CINS072026 Cins Dergi 130.Sayı Temmuz 2026

Tavsiye Et

*
*
*
ideasoft e-ticaret paketleri ile hazırlandı.